Giriş
(13)

Yerli film önerileri/listesi

candanag
Bu aralar daha önce izleyip aklıma geldikçe izlediğim yerli yapımlar şu şekilde: Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni, Gölge Oyunu, Kaç Para Kaç, Ağır Roman, Gemide-Lalelide Bir Azize gibi.Daha çok "alt kültür" mü denir, "öteki" mi denir, 80 sonları ve 90'ları kapsayan -2000'ler de olur elbet- marjin
Bu aralar daha önce izleyip aklıma geldikçe izlediğim yerli yapımlar şu şekilde: Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni, Gölge Oyunu, Kaç Para Kaç, Ağır Roman, Gemide-Lalelide Bir Azize gibi.

Daha çok "alt kültür" mü denir, "öteki" mi denir, 80 sonları ve 90'ları kapsayan -2000'ler de olur elbet- marjinal karakterlerin yer alıp bol argoya sahip ya da yönetmenlerin veya oyuncuların ayrıksı olarak nitelendirilebilecek film isimlerine ihtiyacım var.
0
candanag
(29.11.17)
*Eşkıya.
*Amerikalı.
*Komiser Şekspir.
*Hemşo.
0
onemoremile
(29.11.17)
abuzer kadayıf ve vavien geldi benim de aklıma.

bulabilirseniz hicran ve melek de olabilir.
0
bir garip melek
(29.11.17)
-Tabutta Rövaşata
-Anayurt Oteli

En yenilerden Sarmaşık olabilir.
0
shezo
(29.11.17)
hepsi tam tarif ettiğin kategoride sayılmaz ama;

ali'nin 8 günü
dönersen ıslık çal(1992)
vavien
otobüs(1975)
tabutta rövaşata
güzel günler göreceğiz 2012
iyi biri(2010)
deliler koğuşu(1981)
0
teyzem teyfik
(29.11.17)
Son bir haftadır ben de Gölge Oyunu ve Aşk Filmlerinin unutulmaz yönetmenini izledim <3


Gemide'yi ekliim o zaman ben de listeye.
0
lcha
(29.11.17)
"Yeraltı" olabilir mi acaba?
0
ms brownstone
(29.11.17)
Abluka.
0
hukuki acidan yaklasirsak
(29.11.17)
"Alt kültür" dediğiniz için

Gece, Melek ve Bizim Çocuklar
Kara Kentin Çocukları
Dönersen Islık Çal +1

"Öteki" dediğiniz için kapsamı biraz daha genişletirsek:
Masumiyet
Kader
Uzak (Bunu yazmadan edemedim, bu listenin geri kalanına en uzak film)

Kaç Para Kaç dediğiniz için Reha Erdem'in diğer tüm filmleri! Özellikle
A Ay
Hayat Var (Erdem'in en "Arabesk" filmi:)
Korkuyorum Anne
Kozmos (2000'lerin sonlarına kadar sarktık.)

Hatırladıklarım olursa ekleyeceğim...
0
hikmet iv
(29.11.17)
Çerçevesini tam çizemedim biraz da açık uçlu bırakmak istedim, bu anlamda tam isabet ve ona yakınsayanlar var -birkaçını hiç izlemediğim için birşey diyemiyorum- ama güzel bir liste oluştu bence, teşekkürler herkese.
Aklıma yine gelen olursa ekleme yaparım ya da sizlerin de olursa eklersiniz.
0
🌸candanag
(29.11.17)
Ah Güzel İstanbul-1966
0
eksimeksi
(30.11.17)
Tabutta Rövaşata direkt olarak istanbul'un dışlanmış, öteki tarafını anlatıyor.

+ reha erdem'in tüm filmleri aradığınız niteliği karşılar.
0
gebere jackson
(30.11.17)
Yılmaz Güney'in Duvar filmi vardı aklıma gelen.
Anlat İstanbul
Polis (Onur Ünlü'nün ilk filmi)
0
ceyhan prensi adana
(30.11.17)
tepedeki psychedelic adam
(30.11.17)
(11)

Jean Jacques Rousseau mu Machiavelli mi?

kozmosta bir nokta
Rousseau demiş ki insanlar özlerinde iyidir, toplum onları kötü yapar.Machiavelli de demiş ki insanlar özünde kötüdür, iyi olmaları gerekmedikçe.Siz hangisine hak veriyorsunuz? Neden?
Rousseau demiş ki insanlar özlerinde iyidir, toplum onları kötü yapar.
Machiavelli de demiş ki insanlar özünde kötüdür, iyi olmaları gerekmedikçe.

Siz hangisine hak veriyorsunuz? Neden?
0
kozmosta bir nokta
(28.11.17)
machiavelli.
milgram deneyine bakabilirsin. kotuluk icimize islemis.
0
baldur2
(28.11.17)
İnsanların genel bir özü olduğu söylenemez, varsa bile bu öz iyidir diyemeyiz. Toplumun insanı kötüleştirdiği doğru fakat bu da toplumun yapısı ile alakalı yani insanı kötüleştiren toplumdan söz edebileceğimiz gibi onu iyileştiren toplumdan da bahsedebiliriz. İnsanın özü yoksa iyi öz de kötü öz de yok.
0
harvey
(28.11.17)
JJR. Machiavelli'ye katılmadığım için ona hak verdim. Bir gereklilik olmadığı halde iyi olanlar da var. JJR ise toplum konusunda haklı. Kötü olarak nitelendirebileceğimiz davranışların oluşmasında toplumun rolü büyüktür.
0
dissendium
(28.11.17)
rousseau çok güzel demiş. okurken kendim söylemişim gibi hissettim ki ben de hep derim. hangi kötü insanla yalnız kalsam özlerinde o kadar kötü olmadıklarını görüyorum ama onu başkalarıyla görsem kötü olma ihtimali artış gösteriyor hem de inanılmaz ama çevresindeki insan sayısına paralel olarak :D aslında tam olarak çevre kötü yapıyor da değil fakat ne kadar fazla insan o kadar kötülük.
0
freetakilir
(28.11.17)
ikisine de hak vermiyorum.

Sartre in da house..

"existence precedes essence" diyerek burdan uzaklaşıyorum.

--> buraya mic drop gif'i gelecek <---
0
AlsterWasser
(28.11.17)
rousseau'nun böyle bişey dediğine emin misiniz? buna benzer söylemleri olsa bile onun vurgulamak istediği insanın iyiyken kötü bir varlık haline gelmesi değil, yerleşik hayata geçişten sonra özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla insanların arasındaki eşitliğin bozulmasıdır. onun felsefesine göre insan uygarlaştıkça (bilim, sanat vb. ile) kendi doğasından uzaklaşır ama bu onu salt iyi yada kötü olarak sınıflandırmak için yeterli değildir.
0
theseachange
(28.11.17)
Jean Jacques Rousseau'ya hak veriyorum. Konuya ilişkin olarak şu belgeseli izleyebilirsin.
www.youtube.com
0
hukuki acidan yaklasirsak
(28.11.17)
@theseachange emin değilim. Yani çok da önemli değil zira buradaki sorum bu iki düşünceden hangisine hak verdiğiniz. Ama teşekkür ederim, o açıdan da değerlendireceğim.
0
🌸kozmosta bir nokta
(28.11.17)
machiavelli.
doğrunun hangisi olduğunu anlamak için ilkel toplumlara ya da insan dışındaki canlılara bakabilirsin.
ya da etrafına bak yeter.
0
dafuq
(28.11.17)
birisi politikada kapitalizmin argümanıdır, diğeri komünizmin.

ben insanın içinde olduğu topluma ve sisteme göre şekil aldığını sırf termodinamiğin "entropi" ile ilgili maddesi yüzünden kaçınılmaz görüyorum zaten.

insan özünde nötr bir canlı.

ben sadece şunu söyleyebilirim: yığının deneyimi türün genelinin iyiliğini düşünecek bir yöne kaymayı sağlamadıkça aynı maksimum düzensizlik ve minimum potansiyel enerji gereği, yani bir elektron ensemble'ında aynı anda hepsinin spin up olamayacağından hareketle ve dolayısıyla zıtların bir dengeye ulaşacak şekilde bağımsız değişkeni oldukları denklemleri yöneteceklerini akla da getirerek derim ki "insanların büyük çoğunluğunun aynı anda türün çıkarını koruyacakları bir bilince, kurulmuş sisteme karşı gelecek bilinci oluşturduktan sonra varmalarını beklemek biraz ütopik ama imkansız değil. insan ölümlü olduğu için ateş düştüğü yeri yakmaya devam edecek". ateşin düşüp de yaktığı yerin çoğunluğun bulunduğu yer olmadığı zaman ise dediğim gibi toplum deneyiminin sağladığı tarihsel yığın oluşabilirse mümkün. ama imparatorlukken imparatorluğu koruyan tarihi sağ bırakmanın, ulus devletken de ulusu koruyan tarihi sağ bırakmanın, bunların da sadece dönemin statükocularının etkileyebildiği şeyler olmasından hareketle zaten aslında hep küçük bir kesimin çıkarına hizmet ediyor olması tarihin birikememesini de getiriyor.

bugün seni, vatandaşlarınızı değil ülke yönetiminizi suçluyorum diyemeyen insanoğlu, örneğin, sırf bu sebeple kendi topuğuna ve geleceğe bıraktığı nesillerin de topuklarına bu yanlış bilincin devamını sağladığı için sıkmakta.


insan, kısacası, özünde, aynı dirençsiz yoldan geçmeyi tercih eden elektrik akımı gibi kolay ve yakın olan ilk çıkışa yönelir. ama bu çıkış genelde kendisine ihtiyaç duyanların çok az bir kısmına açıktır. ölümlü insan da başka zamanı beklemez. başka algıyı da.

insan özünde ölümlü ve dolayısıyla kolaycı olduğu için genelde gördüğümüz machiavelli'nin dediğinin olmasıdır.

çünkü kendisinden evvel zaten Sun-Tzu'nun yazıp çizdiklerini kendilerine düstur edenler en çok artık "nedense" psikopatolojik unsurları antisosyal spektrumuna yerleştirdikten sonra bunun iyi bir şey bile olduğunu salık vermeye çalışan ülke yöneticileri, onları yemleyen ve onlardan beter banka sahipleri vb oligarklardır.

psikoloji alanında bütün popüler gazetelere sürmanşetten verilecek, sonuçlarının nasıl çıkacağı sipariş edildiğinden ona göre bias uygulamış sözümona peer reviewlu araştırmaları kimlerin finanse ettiğini düşündüğümüzde en üstteki kurtun kuzuya, "kurt olmak güzel bir şey" dediğini "sen de olabilirsin" diye hafif göz kırptığını, ama "kuzu olarak kalmanı istesek de" diye eklemediğini görmek zor değil.

zaten o nedenle terörizmin değil de komünizmin gerekli düşman olduğu dönemde, doğu blok ülkelerinde bedavaya okur, sağlık hizmeti alır, kültürel etkinliklere katılırken ferrari değil de lada sürdüğü için üzülen mal insanoğlunun "american dream"i satan pompalanmış ithal kültürle ülkelerinden kaçıp abd'ye kapak atmaları ve o meslek sahibi halleri, ciddi eğitimlerine rağmen yer silmeye razı gelmeleri mümkün oldu.

ya senin ferrarin olsa, benim olsa, böyle bir sistemde olur muyduk zaten? e ama sana şu hayali bu sistem satıyor?

ne demiştim. insanlar kolaycı. inanmak istemedikleri için o istemedikleri şeyi bu kez yaşar hale geliyorlar. inanmak istemeyince çaba vermek ve fedakarlık göstermek gerçeğinden kurtulamıyorsun.

toplumlar hafızalarının yanlış taraflarını ayakta tutuyorlar. (politik propagandaya girebileceğini düşünerekten putin rusyası örneğini kaldırdım. bu tür bir soruda bu benim amacıma ters düşüyor.)

kim gidip öğrendiği şeyi baştan değiştirip kafasını yeniden şekillendirecek? hayat kısa, gelmişsin 50-60 yaşına, bir de kendi ahmaklığını itiraf etmenin yapabileceğin tek iyi şey olduğu günah çıkarmalı bir ömür mü yaşayacaksın? hayır, tabii ki. hali daha kötü biri bulup ona bakarak kendine şükredeceksin. o boktan aciz vücudun artık bir tek bunu yapabiliyor.

insanoğlu basit bir canlı olduğunu kabul etse artık iyi olur. kolaycılığını görmezsen üstüne gidemezsin. anca da parazit olursun. olabildiğine parazit olan, olamadığına da en azından bir şey kaptırmamaya çalışan omza basmacı, caring makes you look bad'ci bir parazit.

insan kolaycıdır. ama doğru şartlarda kolaycılık bir faktör olmayabilir. bunu söyleyerek suçtan, sorumluluktan sıyrılınmıyor.
0
godoşu beklerken
(28.11.17)
çin in ilk imparatoru 5 krallığı birleştirdikten sonra, kast sistemine dayalı konfüçyüsçülüğü yok saymış yeni din öğretisi geliştirmiştir.

"bütün insanlar doğuştan kötüdür... güven bir tür hissel yanılsamadır ve din tek gerçeği söylemelidir; doğuştan kötülük!"

işte saygı duyulacak bir imparator!
0
regardless of what they say
(28.11.17)
(2)

Tasarrufun iptali davasında eski eşin durumu?

lilypad
Merhaba geçen yıl 2016şubatta boşananbir çift var. Gün itibari ile kadının evine kadın ve eski eşine dava açmış üçüncü bir kişinin mahkeme kağıdı geliyor. Erkek kişisinin çok sayıda kişiye ödemediği borçları var ancak kadının konularla hiçbir alakası yok ve neredeyse iki yıldır ayrılar.Bu durumda bi
Merhaba geçen yıl 2016şubatta boşananbir çift var. Gün itibari ile kadının evine kadın ve eski eşine dava açmış üçüncü bir kişinin mahkeme kağıdı geliyor. Erkek kişisinin çok sayıda kişiye ödemediği borçları var ancak kadının konularla hiçbir alakası yok ve neredeyse iki yıldır ayrılar.
Bu durumda bilale anlatır gibi,
Konuyla en ufak alakası olmamasına rağmen
eski eşi olan kadın nasıl davalık olabiliyor?
Kadından ne talep edilebilir?
0
lilypad
(10.11.17)
eski eş mallarına haciz gelmemesi için kadına mallarını devretmiş olabilir. tasarrufin iptali davası bu tür işlemlerin gerçekleştiği andan itibaren beş yıl içinde açılabilir.
0
hukuki acidan yaklasirsak
(10.11.17)
Peki bu davada devir gerçekleşmişse ancak devrin amacı mal kaçırmak değil mal paylaşımını sağlamaksa yani kadının niyeti kötü değilse yine de erkeğin borcu kadına geçebilir mi?
0
🌸lilypad
(10.11.17)
(12)

Avrupa seyahati için çantayı sandviç ile doldurmak

efreet sultan
Euro malumunuz. 2 hafta sonra 10 günlük bir ittifak devletleri turu yapacağım. gurbet ellerinde yemeğe para vermek yerine atayım çantama 10 tane soğuk sandviç, en azından 3-4 günümü kurtarayım diyorum.sıkıntı yaratır mı yiyecek? sırt çantamda olacak. ara sıra pasaport kontrolü geçince rastgele çevir
Euro malumunuz. 2 hafta sonra 10 günlük bir ittifak devletleri turu yapacağım. gurbet ellerinde yemeğe para vermek yerine atayım çantama 10 tane soğuk sandviç, en azından 3-4 günümü kurtarayım diyorum.

sıkıntı yaratır mı yiyecek? sırt çantamda olacak. ara sıra pasaport kontrolü geçince rastgele çevirip çantayı karıştırıyor polisler. o biraz kafama takıldı.
0
efreet sultan
(10.11.17)
Cogu ulkeye AB disindan gelen et ve sut urunleri sokmak yasak. Ucuz bir AB ulkesinden alip gezdirirseniz sorun olmaz da Turkiye'den goturecek olursaniz ve icinde peynir, salam gibi seyler olursa yakalanirsaniz el koyarlar.
0
crown
(10.11.17)
crown belirtmiş zaten. Ama bütçe çok sıkıntılaysa kettle, makarna, konserve ton balığı vs götürmek mantıklı.
0
mr vodka
(10.11.17)
Sandviçi kendin yapmazsan, vakumlu pakette alırsan bir şey olmaz. Ama onlar da çok yer kaplıyor.
0
i was made for you
(10.11.17)
oldukca gereksiz otesi bir hareket.

Ab ulkelerinde marketlerde cokbucuza sandwich veya hazir ürunler bulmak mumkun.
0
kurnaz
(10.11.17)
Bence yemeğe para verme ama sandviçleri de orada yap. Markette değişik salam, peynir, jambon, sürmelik şeyler, ekmek falan al ucuzundan birer tane. En azından o da bir deneyim olur, pahalıya da çıkmaz.
0
whoosie
(10.11.17)
2-3 tane sandvic tamam da 10 taneye gerek yok, her ulkenin ucuzluk marketine gidip kendinize sandvic yapsaniz da ucuza gelir zaten..
0
lanc
(10.11.17)
gereksiz.
yapacağın en mantıklı hareket buradan kuruyemiş paketi yapıp götürmek olur. Fındık, kuru üzüm, ceviz, badem fıstık ayrı ayrı poşetle hem sağlıklı, hem de 10 gün boyunca yersin, hem de öğün yerine bile yenebiliyor.
0
betsy
(10.11.17)
bi ucuz marketten tost ekmeği + tost peyniri alıp (ortalama 2 euro tutar bunlar) 10 sandviçe kadar çıkabilirsin. akşamları da döner yersin açlığını bastırır 4 euroya =)
0
kveldulv
(10.11.17)
Sandvici orada yap, hem oranin peynir/salamiyla yaparsin. Benim icin geleneksel yemeklerden yemek de seyahat etmenin bir parcasi o, o olmazsa yapamam. Bi yerlerden arttirip o yemegi yerim yani. Ama senin icin cok onemli degil sanirim o yuzden iste oradaki malzemelerle yap, en azindna bu sekilde tatmis olursun oradan bir seyler.

Bir de borek yapmak/yaptirmak cok iyi oluyo. Baya da dayaniyo borek. Koy torbaya gotur.
0
kuehles blondes
(10.11.17)
bu arada kuruyemis denmis ama avrupada kuruyemis tr den cok daha ucuz.

hatta avrupada tr ye nazaran neredeyse her sey daha ucuz. gidecegin ülkeleri sipesifik olarak yazarsan ucuza hem iyi hem de kaliteli beslenme olanaklarini yazabiliriz.
0
kurnaz
(10.11.17)
gideceğin yerlerde ilk işin bir süpermarket bulmak olsun. bizim bakkallarımıza denk gelen, göçmenlerin çalıştırdığı yerler değil ama, carrefour, dia, vs,...
alışverişini yap, sonra istediğin sandviçi al. özellikle suları bu marketlerden temin et.
0
cliquot
(10.11.17)
almanya'daki marketlerde hazır sandviçler 1.39 eurodan başlıyordu. en ucuz market lidl isimli market, buranın bim'i gibi düşün. oradan sandviç alabilirsin. ben de gezerken böyle yapıyordum.
0
hukuki acidan yaklasirsak
(10.11.17)
(5)

350-400 lira arası yarı profesyonel fotoğraf makinesi

hukuki acidan yaklasirsak
350-400 lira arası yarı profesyonel fotoğraf makinesi arıyorum. Bu konuda satın almamı önerebileceğiniz fotoğraf makinelerini merak ediyorum. Makineyi sıfır almak istiyorum bu arada.
350-400 lira arası yarı profesyonel fotoğraf makinesi arıyorum. Bu konuda satın almamı önerebileceğiniz fotoğraf makinelerini merak ediyorum. Makineyi sıfır almak istiyorum bu arada.
0
hukuki acidan yaklasirsak
(13.09.16)
O fiyata sifir zor.
0
fortisvita
(13.09.16)
peki 400-500 arası önerebileceğiniz sıfır bir makine var mı?
0
🌸hukuki acidan yaklasirsak
(13.09.16)
canon eos m aynasız bakabilirsin. 400-500 lira aralığında ikinci el bulunuyor. sıfır slr veya slr benzeri dersen bütçeni 900 tl üzerine çıkarman lazım.
0
orpheus
(13.09.16)
şunu satabilirim; www.sahibinden.com
0
kayranin kedisi
(14.09.16)
Bu dedigin fiyatlara sifir makine yok. Soyle dusun ki bu piyasa dolar uzerinden doner ve ,500 lira dedigimiz para, 130 dolar. Mirrorless ya da giris seviyesi dslr makinalar 500 dolardan baslar. O is olmaz yani.
0
fortisvita
(31.01.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.